Tarihin girintili-çıkıntılı ve bol dönemeçli labirentindeki yolculuğuna, milattan
önce 4000’li yıllarda başlamış Amasya… Bu da 8000 yıllık bir tarih yolculuğu
anlamına geliyor. Bu yolculuğu kimlerin başlattığı henüz kesin olarak bilinememekle
birlikte; Amasya doğumlu, ünlü tarihçi Strabon; sadece bir şehir olmaktan öte,
bulunduğu vadi konumu sayesinde korunması kolay bir savunma merkezi olan bu şehri,
Hz. İsa’nın doğumundan binlerce yıl önce, Amazon kraliçesi Amasis’in kurduğunu söylüyor.
Öte yandan; arkeolojik kazılar ve onların paralelinde sürdürülen tarih araştırmalarından
anlıyoruz ki; milattan önce 7000-6500’den başlayan, uzun süreçte; sırasıyla;
Hattilerin, Hititler’in, Frigler’in, Kimmerler’in, Lidyalılar’ın ve Persler’in hâkimiyetine giren Amasya
toprakları; 200 yıl boyunca Mithridat-Pontus Krallığı’na başkentlik yapmış. Zaten,
zirvesinde Amasya Kalesi’nin yer aldığı Harşena Dağı’nın eteklerindeki dik ve kayalık
bölümde bulunan oyuklar ve kral mezarları da bu dönemden kalma… Milattan önce 70 ile
milattan sonra 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun “Doğu” ve “Batı” olmak üzere ikiye
ayrılmasıyla, “Bizans” adıyla da anılan Doğu Roma İmparatorluğu’nun yönetimine verilen
Amasya; Bizans ordusunun, 1071’de Alpaslan yönetiminde Anadolu’ya giren Türk ordusuna
yenilmesi sonucu, Türk hâkimiyetiyle tanışmış. Hattâ; Bizans İmparatoru Romen Diogenes;
tahttan indirildiğini de Amasya’da iken öğrenmiş.
Ardından; önce Danişmendliler’e, sonra da Anadolu Selçukluları’na ev sahipliği yapmış olan
Amasya; zaman içerisinde Moğollar’ın, İlhanlılar’ın ve nihâyetinde de Osmanlı Devleti’nin
yönetimine girmiş ve Sultan Murat, Şehzâdesi Yıldırım Bayezid’i, Amasya valisi olarak
göndermiş. İşte Amasya’nın “şehzâdeler şehri” olarak tanınması süreci de bu gelişmeyle
başlamış ve aralarında Çelebi Mehmet, II.Murat, Amasya’yı kelimenin tam
anlamıyla bir “bilim ve sanat merkezi” konumuna getiren Şehzâde II. Bayezid, Kanunî
Sultan Süleyman ve oğlu Şehzâde Mustafa aralarında en tanınmışları olmak üzere; Osmanlı
Devleti’nin Şehzâdeleri, devlet yönetimine dair ilk deneyimlerini, bu şehirde yaptıkları
valilik görevi sırasında edinmişler.
Kurtuluş Savaşı Sürecinde ve Cumhuriyet Döneminde Amasya:
Kurtuluş Savaşı’nın hemen öncesinde yaşanan gelişmeleri; "Osmanlı Devleti’nin, 30 Ekim
1918’de imzaladığı Mondros Mütarekesi uyarınca, Anadolu’nun, İtilâf Devletleri’nce işgal
edilmesi" ve "Mustafa Kemâl Paşa’nın, 19 Mayıs 1919 günü, Samsun’a ulaşması" şeklinde
özetlemek mümkün.
İşte Amasya’yı, Anadolu’daki Türk Kurtuluş Savaşı süreci ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi
açısından bir “kilometre taşı” konumuna taşıyan da Mustafa Kemal (ATATÜRK) tarafından,
22 Haziran 1919’da yayınlanan “Amasya Genelgesi’yle, Millî Mücadele sürecine ilk adımlarından
birinin atılması…
Türkiye Cumhuriyeti döneminde, 20 Nisan 1924’te "il" statüsünü kazanan Amasya ise; milattan önce
6500’de başladığı ve yaklaşık 8500 yıldır sürdürdüğü tarih yolculuğuna, “gelecek” yönünde devam ediyor...
|