Ana Sayfa / Amasya Yöresel Yemekleri

 
Amasya Yöresel Yemekleri

 

 

 

Amasya, Yeşilırmak’ın bereket getirdiği topraklarda lezzetlerini kültürel mirasıyla harmanlayarak kuruyor sofralarını. Zengin bitki örtüsünde yetişen meyvesi ve sebzesini mutfak kültürüne yansıtan Amasya’da; yöreye özgü ve birbirinden güzel lezzetler bulunuyor. Acıktınız mı? Öyleyse; buyurun Amasya sofrasına!..

 
 

Çatal Çorba
Yeşil mercimek, yarma, su, soğan, biraz kıyma, tuz, pul biber ve nane harmanıyla oluşan bir şölen Amasya’da çatal çorba. Bu şölenin ön hazırlığı olarak; yeşil mercimek ve yarma, haşlandıktan sonra, soğumaya bırakılır bir kenarda. Bu arada boş durulmaz elbette… Bir tencere içerisine doğranan soğan ve kıyma, kavrulur güzelce... Sonra; yeşil mercimek ve yarma eklenir bu karışıma… Yeterince su ve göz kararı tuz, isteğe göre baharat da katılınca aralarına; hafif ateşin de etkisiyle başlar lezzet dansı… İşte bu dansın finalinde ortaya çıkan ve sıcağıyla servis edilen lezzet; çorba olmaktan öte, bir şölendir damak tadını bilenler için!..

Cılbır Çorbası
Mutfağınızda ev eriştesi, kıyma, domates, yumurta, soğan, su ve tuz varsa, siz de yapabilirsiniz bu çorbayı… Bütün yapmanız gereken; küp küp doğradığınız soğanı kıyma ile kavurduktan sonra, rendelediğiniz domatesleri de ekleyip şöyle bir çevirmek; sonra bunları, üzerine kırdığınız yumurta ile karıştırıp su ilave etmek ve su kaynayınca içine attığınız erişteler haşlanıncaya kadar, pişirmeye devam etmek… Hepsi bu kadar!.. Bakmayın yapılışının kolay oluşuna!.. Asıl zor olan; lezzetinden vazgeçmek!..

Sakala Çarpan
Önce malzemelerimizi hazırlayalım… 1 su bardağı yeşil mercimek, 1 su bardağı ev eriştesi,1 çorba kaşığı nane, 1 tatlı kaşığı salça, 1 orta boy soğan, 1 fincan sıvı yağ, 1 çay kaşığı kırmızıbiber, 8 su bardağı da su veya et suyu… Sıra; bu malzemeleri kullanarak, Amasya mutfağına özgü ve lezzetli çorbamızı yapmaya geldi…
Mercimeği, 3 su bardağı su ile pişiriyoruz ve suyunu süzüyoruz. Kalan 5 su bardağı sıcak su veya et suyunun içine, mercimeği ve erişteyi ilave edip kısık ateşte 15-20 dakika kadar pişmeye bırakıyoruz. Onlar pişerken; bir tavanın içine yağımızı koyuyor ve ince ince doğradığımız soğanları, pembeleşinceye kadar kavuruyoruz. Üzerine salça, nane ve kırmızıbiberi de ekleyip sos haline getirdikten sonra da pişmekte olan çorbamıza katarak karıştırıyor ve biraz daha kaynadıktan sonra, sıcak sıcak servis ediyoruz…

Son olarak da sofra ahalisine, içmekte oldukları çorbanın adına dair, şu öyküyü anlatıyoruz: "Yalnız yaşayan bir ihtiyara; komşusu, elinin altındaki malzemeyle çorba yapıp getirmiş. Dede öyle açmış ki; çorbayı kaşıkla değil, tastan içmiş. Çorbanın içindeki erişteler dedenin sakalına yapışınca da adı ‘sakala çarpan’ olarak kalmış…" Haydi âfiyet olsun!..

Toyga Çorbası
Bu çorbamız için ihtiyacımız olan malzemeler; yarım kilo süzme yoğurt, nohut, iki yemek kaşığı un, bir yemek kaşığı salça, iki su bardağı yarma, tereyağı, yeterince tuz ve bir miktar da nane…
Nasıl yapıldığına gelince…
Bir tencereye; tereyağı, un ve süzme yoğurdu koyup kısık ateşte ve un kokusu gidinceye kadar karıştırıyoruz. Tuzunu ilave ettikten sonra; suyu ile birlikte, haşlanmış nohut ile yarmayı ilave edip kaynayıncaya kadar karıştırıyoruz. Son olarak da üzerine, isteğe göre, yağda kızdırılmış salça ve nane döküp sıcak olarak servise sunuyoruz.
Amasya’da, başta düğünler olmak üzere, özel gün ve davetlerde, hanımların kabul günlerinde yapılıyor bu çorba… İçindeki malzemelerin kolay bulunması, pahalı olmaması ve yapılışının kolay olması gibi unsurlar; yemeğin geçmişten günümüze gelebilmesindeki önemli etkenler… Ayrıca, bu çorbanın yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunulduğu, otantik görünümlü restoranlar da bulunuyor Amasya’da…

Pirinçli Helle Çorbası
Evde sucuk veya pastırmanız varsa; haydi gelin yapalım bu çorbayı… Zaten yapılışı da kolay… Bize lâzım olan malzemeler; 1 bardak un, sucuk veya pastırma, bir avuç pirinç, tuz, yağ ve pul biberin yanı sıra, istenirse, biraz da kavrulmuş kıyma…
Unu, pembeleşinceye kadar kavuruyoruz önce… Topaklanmaması için, biraz ılıtıp suyunu ilave ediyoruz ve kaynayınca, pirinçleri ekliyoruz. Pirinçler pişerken; sucuk veya pastırmayı kavurup istersek, biraz da kavrulmuş kıyma koyabiliriz. Kırmızı biberini de ekledikten sonra; bu harcı, kaynamakta olan çorbamıza ilave ediyoruz. Bir taşım kaynadıktan sonra; bir de bakıyoruz ki, servise hazır!.. Nasıl!? Kolaymış değil mi!? Siz bir de içerken yaşayacağınız lezzet keyfini düşünün!..

Etli Bamya
Pazara gittik; 250 gram kadar bamyamızı aldık, tepelerini ayıkladık ve salyalanmaması için limon sıktık… Şimdi bize lâzım olan diğer malzemeler, 250 gram kadar parça kuzu eti, 100 gram margarin, 1 adet yemeklik doğranmış kuru soğan, 3 adet doğranmış domates ve 1 kaşık da salça…
Varsayalım ki bunları da hazır ettik ve sıra geldi yemeğimizi yapmaya… Bir tencereye margarinimizi koyup erittikten sonra, yemeklik doğranmış soğanlarımızı ve kuşbaşı doğradığımız etlerimizi güzelce kavurup üzerine doğranmış domateslerimizi, salçamızı ve son olarak da en başta ayıklayıp limon sıktığımız bamyalarımızı ekliyoruz… Biraz da su koyup tuzunu da ilave ettikten sonra; kısık ateşte, burnumuza mis gibi etli bamya kokusu gelinceye kadar pişiriyoruz. Yapması da anlatması kadar kolay…
Aslında Türk mutfağında yaygın olarak pişirilen ve bilinen bir yemek etli bamya… Bilinmeyen ya da az bilinen nokta ise; bu yemeğin, sofralarımıza ve zengin Türk mutfağına, Amasya mutfağı tarafından armağan edildiği…
…Ama artık öğrendik, biliyoruz ve unutmuyoruz…

Keşkek
4 kişilik bir öğün için ihtiyacımız olan malzemeleri hazırlamakla başlıyoruz işe… Bir önceki akşamdan ıslatılmış 2 su bardağı buğday ve 1 su bardağı nohut, 500 gr iri kuşbaşı doğranmış kemikli et, 1 çorba kaşığı çemen, 6 su bardağı su, 1 çorba kaşığı tereyağı, 1 çay fincanı sıvıyağ, 1 çay kaşığı toz kırmızı biber ve tuz…
Hazırlanışı
Malzemelerimizi hazır ettik ve şimdi kolları sıvayabiliriz… Akşamdan ayrı kaplarda ıslattığımız nohut ve buğdayın suyunu süzüp 10-15 dakika kadar haşlamaya bırakıyoruz ve fırınımızı 120 dereceye ayarlayıp ısıtıyoruz. Eti güvece yerleştiriyoruz ve haşlanmış olan nohut ile buğdayın suyunu süzdükten sonra etin üzerine ekleyip çemen, tuz, sıvıyağ ve su ilave ederek, güveci fırına veriyoruz. Etler yumuşayıncaya kadar, yaklaşık 40 dakika kadar pişiriyoruz ve güveci fırından çıkarıp etlerin kemiklerini ayırdıktan sonra; bir tahta kaşık yardımıyla, nohut, buğday ve et karışımını iyice eziyoruz. Tereyağını küçük bir tavada eritip toz kırmızı biberi ekliyoruz ve kızgın yağı keşkeğin üzerine gezdirdikten sonra da sıcak olarak servis yapıyoruz…
Anlatması bile iştah kabartırken; yemeyi bir düş olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürmekte yarar var; ne dersiniz!?

Bakla Dolması
Zeytinyağlı baklayı çoğumuz biliriz; en azından, yapmamış olsak bile, yemişliğimiz vardır. Fakat Bakla Dolması, başka türlü bir lezzet ve dolma yapmayı bilenlerin bir kez de böylesini denemesi gerektiği düşüncesiyle; ihtiyacımız olacak malzemeleri hazırlayalım: 2.5 su bardağı buğday (yarma), 1 su bardağı kuru iç bakla, 2 adet kuru soğan, ½ kilogram taze ya da salamura asma yaprağı, 1 çorba kaşığı domates salçası, 750 gram kemikli et, 1 demet dereotu, 1 demet maydanoz, 2 çorba kaşığı sıvıyağ, 2.5 su bardağı su ve tuz…
Sıra geldi, yemeğimizin tarifine…
Bakla ve buğdayı, ayrı kaplarda, akşamdan ıslatıyoruz ve ertesi gün, sularını süzüp yine ayrı kaplarda, 5-10 dakika kadar haşlanmaya bırakıyoruz ve biz bu arada maydanozları, dereotunu ve soğanları temizleyip ince ince doğruyoruz. Eğer taze asma yaprağı yerine salamura yaprak kullanacaksak; suda bir süre bekletip tuzunu alıyoruz. Haşlama süresi tamamlanmış olan baklamızın ve buğdayımızın sularını süzerek bir kâseye alıyor ve maydanoz, dereotunu, soğanın ve salçanın yarısı ve tuz ilavesiyle karıştırıyoruz. Hazırladığımız bu karışımdan; her bir asma yaprağının ortasına göz kararı ve yeterli miktarda bir parça koyup yaprağı bohça gibi kapatarak bir sonrakini de aynı biçimde hazırlıyoruz.
Dolmamızın bohçalama işlemini tamamladıktan sonra; bir tencereye kemikli eti yerleştirip üzerine sarmaları diziyoruz. Tuz ekip 2 bardak da su ilave ettikten sonra; dolmaların açılmaması için üzerlerine porselen bir tabak kapatıp orta ateşte pişirmeye başlıyoruz. Onlar pişerken de kalan soğanı sıvıyağda pembeleştirip kalan salçamızı da ekleyerek kavurup 1 çay bardağı kadar da su ilave ediyoruz ve 3-4 dakika kaynatıyoruz. Sonra bu karışımı da tenceredeki dolmalarımızın üzerine döküp dolmamızı, orta ateşte ve 30 dakika kadar pişiriyoruz. Son olarak da geniş bir servis tabağına tencereyi ters çevirerek, sarmalar altta, etler üstte kalacak şekilde servis yapıyoruz.
Doğrusunu söylemek gerekirse; oldukça iddialı bir yemek… Mutfakta iddialı olduğunu düşünenler için güzel bir sınav; yemek yemede uzman olduğunu iddia edenler içinse, özel bir tat!..

Pastırma Gağellemesi
Türk mutfağında geleneksel bir et saklama yöntemi olmakla birlikte; kimileri kokusundan yana şikâyetçi olsa da kolay kolay vazgeçilmeyecek bir çeşni pastırma… Öte yandan; çeşit çeşit pişirme yöntemi var pastırmanın ve Amasya’ya özgü Pastırma Gağellemesi, hazırlanması son derece kolay bir tat…
Bunun için; yarım santimetre kalınlığında dilimlenmiş, 300 gram pastırma, 2 baş kuru soğan ve 1 yemek kaşığı kadar da sıvıyağ ile yarım kahve fincanı sıcak su, yeterli.
Hazırlanışı
Gönlümüze göre, ister yemeklik, ister piyazlık doğradığımız soğanlarımızı, 1 yemek kaşığı kadar sıvıyağda biraz öldürüyoruz ve her bir dilimini kibrit çöpü kalınlığında doğradığımız pastırmalarımızı da üzerlerine diziyoruz. Yarım kahve fincanı sıcak suyumuzu ilâve ettikten sonra; tavamızın kapağını kapatıp 10 dakika kadar pişmeye bırakıyoruz. Son olarak; ocağı kapatıp 2 dakika kadar dinlendirdiğimiz Pastırma Gağellememiz’i, semaverde demlediğimiz bir bardak çay eşliğinde, konuklarımıza ikram ediyoruz.
Şimdiden âfiyet olsun…

Kuymak
Canınız şöyle kolayca yapabileceğiniz bir tatlı çektiğinde; eğer evde 250 gram pekmeziniz, 250 gram tereyağınız ve 100 gram kadar da ununuz varsa; güzel bir seçenek olabilir kuymak…
Hazırlamak için;
Tencerede erimeye bırakılan yağ kızana kadar bekleyip üzerine pekmezi ilave edin ve karıştırarak, kaynayıncaya kadar pişirin. Kaynadığında unu ekleyin ve devamlı karıştırmayı sürdürerek, helva kıvamı alıncaya kadar pişirmeye devam edin. Sonra da bir servis tabağına alıp dilediğiniz yemişle –meselâ cevizle– süsleyip sıcak olarak servis edin…
Nasıl; hazırlaması kolay, değil mi? Siz bir de tadına bakın. Büyük bir ihtimalle, vazgeçemeyeceksiniz…

Ayva Gallesi
Karşınızda, şeker mi şeker bir et yemeği!.. “Şeker mi şeker” ifadesi boşuna değil… Malzemeleri ve tarifi okuduğunuzda, hele bir de tattığınızda, siz de anlayacaksınız. İşte malzemeler: 4 adet ayva, 1/2 kilogram koyun boyun eti, 200 gram nohut, 4 su bardağı su ve 250 gram da tozşeker…
Evet evet; yemeğimiz, tozşekerle yapılıyor. Bakın nasıl: Nohutlar ve koyun eti, yıkanarak; düdüklü tencerede ve 4 su bardağı suyla, haşlanıyor. Soğuyunca; koyun eti, lifleri istikametinde kemik ve yağ kısımlarından ayrılarak, kuşbaşı doğrandıktan sonra, et suyu ve nohutlarla beraber, üzerine ilave ediliyor. Son olarak da şeker katılarak 1 taşım kaynatılıyor ve biraz ılınması beklenerek, fazla da soğutulmadan ikrâm ediliyor.
Afiyet-bal-ŞEKER olsun!..

Patlıcan Pehli
Lezzeti tam kıvamında bir patlıcan yemeği yapmaya var mısınız!? “Varız” diyenler için; malzemelerimiz: 6 adet patlıcan, 1 su bardağı sıvı yağ, 4 adet domates, 1 kilogram kaburga yerinden koyun eti, Karabiber ve tuz…
Patlıcanları alacalı soyup uzunlamasına 3’e, ve enlemesine de 3’e bölüyoruz ve tavada, kızgın yağda hafifçe kızartıp tepsiye döşüyoruz. Üzerlerine; önce kabuğunu soyup halka halka doğradığımız domatesleri, ardından da az suda haşlanmış kaburga etini, suyu ile birlikte yerleştiriyoruz ve tuzunu-karabiberini ekliyoruz. Etler kızarıp suyunu çekinceye kadar da fırında pişirip soğumasına meydan vermeden servis ediyoruz…
İşte hepsi bu kadar!.. Yapılışı kolay; görünüşü ihtişamlı; lezzetiyse dillere destan, damağınıza lâyık, bedeninize sağlık!.. E, daha ne olsun!..

Elma Tatlısı
Malzemelerimiz; 1 kilogram elma, 1 kilogram tozşeker, 1 su bardağı dövülmüş ceviz, 1 çay bardağı tarçın, 1 paket vanilya, 1 paket kremşanti ve biraz da şeker boyası…
Gelelim yapılışına… Kabukları soyup orta kısımlarını oyarak çıkarttığımız elmalarımızı; 15 dakika kaynatıyor ve üzerlerine şeker boyası sürüyoruz. Elmalar haşlanırken hazırladığımız ceviz ve tarçın karışımını da içlerine doldurduktan sonra, tepsiye dizdiğimiz elmalarımızı, 15 dakika kadar da fırında pişiriyoruz. Fırından çıkardıktan sonra da soğumasına yakın, üzerlerini kremşantiyle süslüyoruz ve soğuk olarak ikram ediyoruz…
Lezzetin püf noktasını soranlara da üç sözcükle cevap veriyoruz: “Amasya’nın misket elması!”…

Haşhaşlı Amasya Çöreği
Diyelim ki, günün birinde; hatta, diyelim ki bugün; çayın yanına güzel bir ikram hazırlamaya karar verdik ve biraz da vaktimiz ve yeterince hamur marifetimizin yanı sıra; 3 kilogram unumuz, 1,5 tatlı kaşığı kuru mayamız, 1 yemek kaşığı tuzumuz, hamurun alacağı kadar suyumuz, 1 kg. dövülmüş haşhaşımız, 3 su bardağı sıvı yağımız, 500 gr. ceviz içimiz ve 1 adet de yumurtamız var…
Bu da demektir ki; Haşhaşlı Amasya çöreği yapabiliriz… O halde; zaman kaybetmeden başlayalım çalışmaya…
Çukur ve derin bir kaba, ceviz, haşhaş ve sıvıyağımızın bir bölümü dışındaki malzemelerimizi koyup yoğurarak, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz. Hamurumuzun üzerine temiz bir bez örterek, mayalanması için, yaklaşık 1 saat bekletiyoruz ve biz de bu arada, dövülmüş ceviz, haşhaş ve sıvıyağ ile bir karışım hazırlıyoruz. Sonra hamurumuzu 4 adet bezeye ayırıp her birini oklavayla, yarım santimetre kalınlığında açarak, üzerlerine karışımımızdan sürüp hamurlarımızı üst üste diziyoruz.
Sonra bunu 5’er santimetre eninde bantlar halinde kesiyoruz ve kestiğimiz her bir bandı burgu şeklinde hafifçe bükerek; ister düz, ister yuvarlak olacak şekilde, fırın tepsimize yerleştiriyoruz. Üzerlerine 1 adet çırpılmış yumurtamızdan da sürdükten ve bıçakla, 10’ar santimetre kadar arayla kestikten sonra; 10 dakika daha “tepsi mayalaması” için dinlendirip fırında, üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Onlar pişerken semaverde demlediğimiz çayımızın eşliğinde, servis ediyor ve kısa süren bir ilk tadım aşamasının ardından; eş-dost tebriklerini, haklı bir gururla kabul ediyoruz…
Ellerimize sağlık; çok leziz olmuş!..

Yakasal Böreği
Hamur işlerindeki marifetinize güveniyorsanız; bu böreği yapmak, sizin için kolay olacak… Yalnız; baştan uyaralım; bol yumurtalı bir börek bu… Tam 10 adet, çırpılmış yumurtaya ihtiyacınız olacak… Diğer malzemelerimiz de 1 kilogram un, alabildiği kadar su, 250 gram tereyağı ve biraz da tuz…
Bundan sonrası, hamur işlerindeki marifetlerinize kalıyor…
Un, su ve tuzu birlikte yoğurarak, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıp bu hamuru, oklava ile 1,5 santimetre kalınlığında açtıktan sonra, üzerine eritilmiş tereyağı sürün ve rulo şeklinde sarın. Rulo hamuru üçe bölüp 3 beze hâline getirin ve üçünü de ayrı ayrı, kullanacağınız sininin büyüklüğünde açın. Açtığınız hamurlardan ilkini siniye yayıp yağlayın üzerine ikinci hamuru kapatın.
İkinci hamurun üzerine çırpılmış yumurtalarınızı döküp eşit bir şekilde dağıtın ve onun üzerine de üçüncü hamuru örtün. Bu son hamurun üzerini de eritilmiş tereyağı ile yağladıktan sonra; siniyi ocak üstünde döndürerek, böreğinizi pişirmeye başlayın. Böreğin altı kızardıktan sonra; tepside zıplatarak alt-üst edin… Aman dikkat; böreği düşürüp mutfağınızı değil, sadece böreğinizi alt-üst etmeye çalışın!.. Diğer yüzünü de siniyi döndüre döndüre kızarttıktan sonra; sıcak sıcak servis yapın…
Konuklarınız böreği yerken; tarifi bizden aldığınızı söyleyerek kulaklarımızı çınlatmayı da unutmayın!..

Amasya
Amasya Tarihi
Amasya Tarihi Eserleri
Amasya Müzeleri
Amasya Doğa Güzellikleri
Amasya Kaplıcaları
Amasya Yaylaları
Amasya Yöre Kültürü
Amasya Yöre Mimarisi
Amasya El Sanatları
Amasya Yöresel Mutfak
Amasya Ulaşım
 

Ana Sayfa  -  İletişim  -  Yasal Uyarı  -   Site Haritası  -   Künye

 

 
Amasya Seyahat Rehberi
Amasya Otelleri
Amasya Pansiyonları
Amasya Restoranları
Amasya Kiralık Araç
Amasya Seyahat Acenteleri
Amasya Alışveriş Rehberi
Amasya Yöresel Gıda Ürünleri
Amasya Yöresel El Sanatı Ürünleri
Amasya Gezi Rehberi
Amasya
Amasya Tarihi
Amasya Tarihi Eserleri
Amasya Müzeleri
Amasya Yaylaları
Amasya Doğal Güzellikleri
Amasya Kaplıcaları
Amasya Ulaşım

Amasya Kültür Rehberi

Amasya Yöre Kültürü
Amasya Yöresel Mimari
Amasya El Sanatları
Amasya Yöresel Mutfak
 
 
Bu sayfada bulunan bilgiler, yazılar, fotoğraflar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası ile koruma altına alınmıştır. Lanse Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri Ltd.Şti.'den önceden yazılı muvafakat alınmaksızın, iş bu web sayfasındaki bilgi ve fotoğrafların kullanılması, ya da bilgilerin kısmen ya da tamamen kopyalanması, değiştirilmesi, yayınlanması, yayımlanması yasaktır.